Xtratime Community banner

1 - 11 of 11 Posts

·
Registered
Joined
·
4,773 Posts
Discussion Starter #1
Başkan devam et dediği sürece gitmeyeceğim. Fran’ın yerini dolduracak bir solağa ihtiyacımız var. Zirveden uzaklaşmadık

Yepyeni heyecanlar arıyordu, acaba aradığı macerayı Beşiktaş’ta buldu mu? 35 yıllık Real Madrid kariyerini riske atıp Türkiye’ye geldi, acaba pişman mı? Geride kalan ilk yarıda sık sık eleştirildi, acaba hiç ‘pes’ etti mi? Sezon başı aldırdığı Juanfran ilk yarı sonunda gitti, acaba o mu gönderdi? İspanya sorumlumuz Mehmet Çiftçi sorulması gereken her şeyi sordu, Vicente Del Bosque her soruya içtenlikle yanıt verdi:

* ÇİFTÇİ: Ankaraspor yenilgisinden sonra Ümraniye’de olağanüstü toplanan yönetim kurulunda 3 yönetici dışında herkes sizin gönderilmenizi istedi. Buna başkan da dahil. Bu olumsuz tablodan mutlaka sizin de haberiniz olmuştur. Hâlâ Beşiktaş’ta kalmakta ısrarlı mısınız?
- BOSQUE: Öncelikle Başkan Yıldırım Demirören’in benim gönderilmem yönünde oy kullandığını zannetmiyorum. Tam aksine, bu maç sonrası beni çağırıp, ‘olaylara kulak asmayın. Sonuna kadar sizinle beraberiz’ dedi. Hatta başkan maç sonrası sözleşmemi uzatmamı bile talep etti. Ben kendisine teşekkür ederek bu teklifi kabul etmedim. Neden benim gitmem konusunda ısrarcısınız ki! Ben de Ankaraspor maçından sonra üzüldüm, ama asla bir suçluluk duygusuna kapılmadım. Ben o maçta iyi yaptığıma inanmıştım, ancak istediklerim olmadı.
‘Beşiktaş her yıl final oynamıyor ki’

* Parma maçından sonra 4 yönetici istifa etti, kulüp karıştı. Özetleyecek olursak, Beşiktaş’ta size karşı inanılmaz bir güvensizlik sözkonusu. Bu şartlarda nasıl başarılı olabilirsiniz?
- Neden olmayayım ki? Doğru... İkinci büyük darbeyi Parma maçında yedik. Elimizden geleni yaptık, başarılı olamadık. Beşiktaş’ın geçmişine bakın. Beşiktaş geleneksel olarak Avrupa kupalarında başarılı olmuş bir takım değil ki. Tarihinde yarı final, final gibi sonuçları yok. Bunlar zaman alıyor. Ancak şunu itiraf etmem gerekir ki, fırsat elimizdeydi, teptik. İstifalara gelince... Şu ana kadar koruduğum çizgiye devam edeceğim. Bunlar kulübün iç işleridir. Başkan bana ‘devam et’ dediği sürece ben bu büyük kulübün başındayım. Gerisi yönetimin işidir.

‘Bir söz ve hedef varsa, ilerlerim’
* Yönetim size destek verdiğini söylüyor, ama Ziya Doğan’a Bodo maçı öncesi teklif götürdü. Siz yine sessiz kaldınız. Bu, bir çelişki değil mi?
- Bunların hepsi spekülasyondan başka bir şey değil. Ben, başkan ve yardımcısının dediğine inanırım. Bana hiç kimseyle görüşmediklerini söylediler. Beni bu bağlar, basında çıkanlar değil. Antrenör arayışına gitmişlerse, ya da böyle bir düşünceleri varsa, bunu da gayet doğal karşılarım. Bugün itibariyle söylüyorum ve ilk defa açıklıyorum. Ben de çok sayıda kulüpten çalışma teklifi aldım. Bunların içinde Avrupa’nın çok ünlü kulüpleri de var. Ama asla Beşiktaş’ı yarıda bırakıp bu teklifleri kabul etmedim. Başkan ve yönetim, bana güvendiyse, benim arkamdaysa ben de onlara güvenip onları yarı yolda bırakmam. Bu benim kişiliğime uymaz. Biz, bir aileyiz. Sorunlarımız olur. Ama ortada verilmiş bir söz ve hedef varsa ben bunda ilerlerim. Gerisi benim için dedikodudur.

‘Juanfran’ı ben göndermedim’
* Yönetim kanadında en çok eleştirilen yanınız, sezonun ilk yarısı bitmesine karşın hala ideal onbiri bulamayışınız. Nerede sıkıntı yaşıyorsunuz, elinizdeki futbolcu kadrosu mu yetersiz?
- Bence artık ideal onbir sıkıntımız yok. Elimde çok kaliteli futbolcular var. Hepsi de formda. Son maçlara baktığınızda Beşiktaş’ın şekillendiğini görürsünüz. Sıkıntı belki bu kalitedeki oyuncuların yan yana oynamamasından kaynaklanabilir. Bunu da aştık. Son 9 maça baktığınızda sıkıntının yok olduğunu görürsünüz. Kadromda aksayan bazı yönler var. Onları da kapatacağız.

* Bir de Juanfran olayı var. Carew’e onay verdiğiniz, Tayfun Korkut’u aldırdığınız biliniyor. Ancak Juanfran konusunda eleştiriler var. Juanfran’ı getiren sizsiniz, gönderen yönetim mi? Yoksa siz mi?
- Açıkçası Juanfran’ın gönderilmesini ben istemedim. Yönetim böyle bir karar almış, bana bildirdiler. Ben de kendisine gitmesi, kulüp bulması tavsiyesinde bulundum. Juanfran şanssız bir dönem yaşadı. Kötü bir başlangıç yapıp ardından güzel maçlar çıkardı. Sonunda yine formsuz bir döneme girdi.

* Ama Juanfran’a sahip çıkmadınız.
- Ben senin gibi düşünmüyorum. Olayı deşmeye gerek yok. Ortada yönetim kurulunun aldığı bir karar var. Belki de ekonomik çıkarlarını gözetmek zorunda kaldılar, bu yüzden gönderiyorlar.

‘Transfer listesini yönetime bildirdim’
* Carew’i satacaklar mı? Kaldı ki, bazı oyuncular da elden çıkarılmak isteniyor. Kalacak ve gidecekleri belirlendiniz mi, bu kararı yönetim mi verecek?
- Öncelikle Carew’in gideceğine şahsen inanmıyorum. İspanya’dan Barcelona’nın istediği haberleri geliyor. Ortada ne resmi bir teklif ne de bir yere giden oyuncu var. Yine altını çizerek söylüyorum. Şayet Beşiktaş ekonomik şartlar gereği Carew’i satmayı düşünüyorsa, bence bir sakıncası yok. Onun yerini dolduracak oyuncular buluruz. Transfer listesini yönetimle konuştuk. Öncelikle Juanfran’ın yerini dolduracak bir sol ayağa ihtiyacımız var. Carew’in durumuna göre o kulvara da adam alabiliriz. Bunları konuştuk, yakında daha net şekillenir.

* Beşiktaş’ta kalacak mısınız? Türkiye’de bir teknik adamın kaderi tamamen şampiyonluklarla endeksli. Zirveden uzaklaştınız, önünüzde sadece Türkiye Kupası kaldı.
- Neden kalmayayım? Kim bizim zirveden uzaklaştığımızı söylüyor. Bunu siz söylüyorsunuz. Bakın son 9 maçta yakaladığımız performansa... Birden 5. duruma yükseldik. Ortada uzun bir 2. yarı var. Beşiktaş’ta taşlar da yerine oturdu. Belkinin, keşkenin zamanı değil. Ancak ilk 8 maçta aldığımız 6 puana inanasım gelemiyor. Ama futbol bu. Türkiye’de güçlü takımlar var. Zevkli bir 2. yarı seyredeceğiz. Ben Beşiktaş’ın asla zirveden uzaklaştığı görüşüne katılmıyorum.

‘Ulvi olur, Sinan olur. Benim için farketmez’
* Cordoba’yı neden sildiniz? Bunun ardında yatan gerçeği açıklar mısınız?
- Bunun altında yatan hiç bir gerçek yok. Bu bir seçim meselesidir. Ben aslında seçimimi Murat’tan yana kullanacaktım . Sakatlanınca kaleyi Ramazan aldı ve gayet başarılı oldu. Bir takımda kalecinin sürekliliği çok önemlidir. Her mevkiide oynama yapabilirsiniz, ancak kalede istikrarlı olmak zorundasınız. Ramazan, benim Real Madrid’deki Casillas’a benziyor. Gün gittikçe kendisine güveni geliyor. Cordoba bu durumu olgunlukla karşılıyor. Bu ana kadar da ağzını açıp bu yönde açıklaması olmadı.

* Dışarıdan menacer istemediğiniz biliniyor. Ancak şu sıralarda eski menacer Sinan Engin’in adı dolaşıyor, takımla birlikte deplasmanlara gidiyor. Şimdilerde ise eski futbolculardan Ulvi Güveneroğlu’nun adı geçiyor.
- Sinan Engin, kulübe büyük yararları olmuş, hem eski futbolcusu, hem de geçen dönem menacerlik yapmış birisi. Benim bu isme karşı olmam sözkonusu değil. Sinan çok iyi de bir insan. Menacerlik işi benden çok yönetimin bileceği bir iştir. Yönetim evet derse, karşı çıkmam. Benim sadece söylediğim, kadromdan memnun olduğumdur. Bu benim böyle bir yapılanmaya karşı olduğum anlamına gelmez. Bu isim Ulvi olur, Sinan olur.

‘Asla bırakın da gideyim demedim’
* Ümraniye’de her şey yolunda mı?
- Her şey yoluna girmeye başladı. Futbolcularımın morali yerinde, bizim de. Ters giden sadece alınmayan iyi sonuçlardı.

* İlk yarıda Başkan’a, “Siz de üzülüyorsunuz, ben de. Bırakın gideyim” dediniz mi?
- Asla böyle bir cümlem olmadı. Ben böyle durumlarda pes eden bir kişiliğe sahip değilim. Çalışmama her türlü kötü şartlarda devam ettim, edeceğim.

* Başkan, Milano’da eski antrenörleri Lucescu ile biraraya geldi. Bu görüşmeyle ilgili spekülasyon yapılıyor. Sizin yorumunuz?
- Benim yorumum ‘başkanım gayet iyi yapmıştır’ olacak. Neden görüşmesin ki? Lucescu, Başkan’ın aile dostu. Lucescu, bu takımın antrenörlüğünü yapmış biri. Bunun altında spekülasyon yapmak zaman kaybıdır.

* Tazminat almak için gönderilmeyi beklediğiniz ileri sürülüyor. Doğru mu?
- Ben Beşiktaş’la sözleşme imzalarken yapılan şartlar tamamen Beşiktaş’ın çıkarları çerçevesinde oluşturuldu. Gönderilirsem Beşiktaş kârlı çıkacak, ben değil. Öyle tazminat gibi maddeler yok.

* İşbaşı yapmadan önce Lucescu ile biraraya geldiniz. Meslektaşınızdan aldığınız bilgilerin size yararı oldu mu? Türkiye’ye adapte oldunuz mu?
- Tabii oldu. Lucescu, başta dediğim gibi büyük bir antrenör ve Beşiktaş’a hizmet vermiş biri. Onun bilgilerinden yararlandım. Türkiye’ye adapte olma sorusuna gelince. Bence oldum. Ülkenizi çok seviyorum.

* Tecrübeli bir teknik adam olarak geleceği nasıl görüyorsunuz. Beşiktaş’ın gerçekten yönetimde ortaya atılan bir kan değişikliğine ihtiyacı var mı?
- Yönetim sorularına beni karıştırmayın. Bunu başkan bilir, ona sorun. Ben Beşiktaş’ın geleceğine oldukça olumlu bakıyorum. Son 9 haftada yakaladığımız çıkışa bakın. Buna ancak Fenerbahçe yetişebilmiş. Bunu ikinci yarıda da sürdürürsek tablo beklemediğiniz şekilde değişebilir. Önemli olan bir istikrar yakalamaktı. Onu başardık.

* Demirören’in yerinde siz olsaydınız, Del Bosque’yi bu tabloda gönderir miydiniz?
- Ben başkan olsaydım, Del Bosque ile devam ederdim. Bir antrenör hesabını sezon sonunda vermeli. Ben maç sonuçlarına göre antrenörü göndermem. Hele bir sezon bitsin. Tablo netleşsin. Ne yaptık, neler yapamadık, herkes eteğindeki taşı dökecektir.

‘Ahmed Hassan sahada bencil’
AHMED HASSAN: Saha içinde bencil. Olağanüstü bireysel özellikleri var. Ancak bunu takım oyununa sokmakta zorlanıyor. Bu tür oyuncular bireysel yeteneklerini daha çok ön plana sokmaya çalışıyor. Avrupa’da Ahmed örneği çok var. Onları olduğu gibi kabul etmek gerek.
RAMAZAN KURŞUNLU: Bana göre Beşiktaş’ın aradığı kaleci. Gelecekte bu kulübe çok iyi hizmet edecek.
İBRAHİM TORAMAN: Milli takımın yeni gözdelerinden biri olarak Beşiktaş’a geldi. Tek şanssızlığı, bulunduğu mevkiide inanılmaz bir rekabet yaşanması.
İBRAHİM AKIN: Kanımca takımda kendisine özgün yetenekleri olan oyunculardan biri. Çalıştıkça başarılı oluyor.
MUSTAFA DOĞAN: Takımın en optimist oyuncusu. Oyuna ve arkadaşlarına darılmaz. Hayata olumlu bakan, çalışkan, düzgün görev adamı.
OKAN BURUK: Mükemmel... Her antrenörün aradığı komple bir futbolcu. Teknik var, hırs var, mücadele var, arkadaşlık var, terbiye var. Okan için anlat anlat bitmez.
DANIEL PANCU: Büyük bir profesyonel.

‘Sergen Yalçın dünya yıldızı’
SERGEN YALÇIN: Hep kendime sordum; bu olağanüstü yetenekten neden sadece Türk futbolcuları yararlanıyor? Neden Avrupa’da büyük takımlarda oynamadı? Dünyanın her takımında rahatlıkla oynar. Takımın beyni.
TAYFUR HAVUTÇU: Takımın ağabeyi. Hem arkadaşlarını hem de Beşiktaş’ı iyi tanıyor. Girmesiyle Beşiktaş güç kazanacak.
JOHN CAREW: Geçmişi başarılarla dolu. Ağır bir sakatlık geçirdi. Bu beklenmedik bir gelişmeydi. Bazıları için iyi, bazıları için de en fazla eleştirilen oyuncu konumunda. Benim ona güvenim tam.
VEYSEL CİHAN: Mücadeleci. Havluyu yarıda atmayan, çalışmayı seven, kafa toplarında mükemmel meziyetleri olan biri. Sadece biraz yavaş. Ona çok ihtiyacım olacak.
BERKANT GÖKTAN: Olağanüstü futbol meziyetleri var.
ALİ GÜNEŞ: Bana kalırsa onu kanattan çok orta sahaya yönelik kullanmak gerek.
TÜMER METİN: İki ayağını da iyi kullanan, büyük yeteneklere sahip biri. Kanımca ilk yarıyı Beşiktaş’ta en formda bitiren oyuncum oldu.

‘Emre Aşık benim vazgeçilmezim’
EMRE AŞIK: Tek kelimeyle büyük bir profesyonel. Başlarda şans bulamadı. Ancak şimdi benim vazgeçemeyeceklerimin başında.
OSCAR CORDOBA: Geçmişi başarılarla dolu bir dünya kalecisi. Ondan yana asla sıkıntım olmadı. Şanssızlıklar yaşadı. Ben Ramazan’ı tercih ediyorum, ama o çalışmalarını her an kaleye geçecekmiş gibi sürdürüyor.
TAYFUN KORKUT: Beşiktaş’ın Avrupa deneyimi en fazla olan oyuncularından biri. İkinci yarıyla birlikte ondan sık sık yararlanmayı düşünüyorum.
AHMET YILDIRIM: Kaptanlık yakışıyor. İyi insan, iyi futbolcu. Maç içinde arkadaşlarını yönlendiren, onlarla diyalog kurabilen, aradığım görev adamı.
FATİH SONKAYA: Sağ kanada iyi adapte oldu. Hem defansa hem de forvete yardımcı olarak takıma yarar sağlıyor. Oynamadığı dönemde de ağırbaşlı davrandı. Formasına küsmedi. Fırsatın kendisine gelmesini bekledi.
İBRAHİM ÜZÜLMEZ: Forvete büyük yararı oluyor. Kanadın değişmezlerinden. Harika bir nefesi var. İleri - geri çalışıyor.
 

·
Registered
Joined
·
1,248 Posts
BERKANT GÖKTAN: Olağanüstü futbol meziyetleri var.

I just need translation for that :D Anyone kind enough? :D
 

·
Registered
Joined
·
3,458 Posts
İBRAHİM TORAMAN: Milli takımın yeni gözdelerinden biri olarak Beşiktaş’a geldi. Tek şanssızlığı, bulunduğu mevkiide inanılmaz bir rekabet yaşanması.
İBRAHİM AKIN: Kanımca takımda kendisine özgün yetenekleri olan oyunculardan biri. Çalıştıkça başarılı oluyor.

‘Sergen Yalçın dünya yıldızı’
SERGEN YALÇIN: Hep kendime sordum; bu olağanüstü yetenekten neden sadece Türk futbolcuları yararlanıyor? Neden Avrupa’da büyük takımlarda oynamadı? Dünyanın her takımında rahatlıkla oynar. Takımın beyni.


And the above...what about those two?
 

·
Registered
Joined
·
4,773 Posts
Discussion Starter #6
TOROMAN: He came to Besiktas as a popular/favorite player on the national team. His only unluckiness is the unbelievable competition that is going on in his position.
AKIN: He is one of the players who has his "own" (distinct) skills on the team. The more he works the better he gets.

"Sergen Yalcin is a world star"
YALCIN: I always asked myself.. why do only Turkish players benefit from his exceptional skills? Why did he not play on big teams in Europe? He can easily play on any team in the world. He is the team's brain.
 

·
Registered
Joined
·
5,653 Posts
IN an unrealted interview, DelBoisque said that he'd like a left winger to be transferred if Juanfran is goiong to be sold by the club.
Which begs the question: what the hell is Ibrahim AKin and Tumer there for?

Can't Berkant also play as a leftwinger?
 

·
Registered
Joined
·
4,773 Posts
Discussion Starter #8
Beşiktaş Teknik Direktörü Vicente Del Bosque, Antalya'ya ilk kez geldiğini ve buradan pozitif düşüncelerle ayrılacağını söyledi.

Kampın son derece güzel bir ortamda ve iyi hava koşullarında yapıldığını ifade eden Del Bosque, ''Oynadığımız 2 maç da iyi seviyedeydi. Sadece Malmö maçının skoru son saniyede değişti. Burada negatif olan tek konu ise Sergen, Tayfun ve Emre'nin sakatlıklarının yanı sıra Tümer'in de sakatlanması oldu '' dedi. Sergen'in çok özel bir futbolcu olduğunu ve ondan en iyi şekilde yararlanmak istediğini kaydeden Del Bosque, bu futbolcu hakkında kendi ağzından basında yer alan haberleri ise yalanladı. Hayatı boyunca soyunma odasında durum farklı olsa bile en azından halkın önünde ve medyaya karşı futbolcuları için iyi konuştuğunu söyleyen İspanyol teknik adam, şöyle konuştu: ''Sergen konusunda da sözlerim çarpıtılmadan yansıtılabilirse iyi olur. O büyük bir yetenek, fakat kampa geldiğimizden beri hiç antrenman yapmadı. Şu anda da havuzda rehabilitasyon yapıyor. Hakemler konusunda da hiçbir zaman konuşmam. Bir gün hakemlerle ilgili açıklamamı görürseniz ya bugün yalan söylediğimi ya da yanılarak konuştuğumu düşünebilirsiniz.
Real Madrid'te de çok büyük yıldızlarla çalıştım ve hiçbir sorunum olmadı. Burada da olmaz. Fakat medyanın da olmayan sorunu varmış gibi göstermemesini rica ediyorum.''

3 TARAF DA MEMNUN
Ronaldo'nun Konyaspor'a verilmesi konusunda da açıklamada bulunan Del Bosque, ''O, Beşiktaş'ta çok iyi bir futbol yaşantısına sahip, çok kaliteli bir oyuncu, fakat onun mevkiinde Çağdaş, İbrahim Toraman, Emre, hatta Ahmet gibi genç oyuncular var. Zaten önemli olan Beşiktaş, Konyaspor ve Ronaldo'nun memnuniyeti. 3 tarafın da memnun olduğunu görüyorum'' dedi.

Del Bosque, basın mensuplarının soruları üzerine, gol atma konusunda herhangi bir sorunlarının olmadığını belirterek, şunları söyledi: ''Ligde Fenerbahçe'den 2 gol daha az atmışız. Galatasaray'dan 10 gol fazlamız var. UEFA Kupası'nda da grubumuzun en çok gol atan takımıydık. Savunmada da ilk yarının son haftalarında dengeyi sağladık''

TRANSFER ÇALIŞMALARI
Vicente Del Bosque, prensip olarak kulübün transfer çalışmaları hakkında bilgi vermek istemediğini belirtirken, ''Ancak, her an her şey olabilir. Carew ayrılabilir mi, Sergen antrenman yapar mı, bilemiyoruz. Ancak, bize genellikle yaşlı oyuncular teklif ediliyor. Fakat ben geleceğe yatırım yapılmasını ve genç oyuncuların alınmasını istiyorum. Bence 30 yaşın üstünde futbolcu transfer edilmemeli.'' Del Bosque, yönetim kurulundan istifa eden Reha Muhtar'ın kendisi ile ilgili eleştirileri hakkında yorum yapmaktan kaçınırken, ''Ben, Reha Muhtar ile futbol konusunda hiçbir şey konuşmadım. Onun bu konuda bilgisinin olup olmadığını dahi bilmiyorum'' dedi. Türkiye'de insanların sürekli kendi ülkelerini kötülediklerini gözlemlediğini söyleyen İspanyol teknik adam, kendi ülkesinde de bu garip durumun bulunduğunu ve İspanyolların diğer ülkeleri daha modern bulduğunu ifade ederek, ''Bizde de herkes kendisini Don Kişot sanır'' ifadesini kullandı.

Bosque spoke about how he was happy with the perfomance in the two games during the Efes Cup. The reason as to why BJK lost against Malmo in the last minute is due to Sergen, Tayfun, and Emre being injured. He went on to say that the three parties involved with the transfer of Ronaldo were all happy and that BJK has young players like Cagdas, Toroman, and Emre to replace him. Bosque answered the media questions regarding BJK's goals scored by saying.. "We have 2 goals less than FB and 10 goals more than GS. In the UEFA group we had the most goals. We have leveled out the offense in the last few weeks of the first half." Bosque did not go into any specific details about any transfers and said that anything could happen at anytime.
 

·
Registered
Joined
·
4,773 Posts
Discussion Starter #9
Gelecek için çırpınıyorum

30 yaşını aşmış futbolcu transferine karşı olduğunu söyleyen Bosque, takımı gençleştirmek şart dedi.
(Bosque states that he is against transfers who are over 30 years of age and that making the team younger is mandatory.)

‘Sakatlar handikap oldu’
Antalya kampını değerlendiren teknik direktör Vicente del Bosque, değişik konulara da değindi. Kamptan pozitif duygular ile ayrıldığını vurgulayan İspanyol teknik adam, “Hava ve tesis olarak iyi bir çalışma ortamında hazırlıklar yaptık. İyi maçlar oynadık. Ancak Malmö sınavının son dakikalarında skorun aleyhimize değişmesi sıkıntı yarattı. Sergen, Tayfun, Emre ve Tümer’in sakatlıkları ise bizim açımızdan handikaptı” dedi.
(Bosque states that he left the camp with positive feelings. "The weather and facilities allowed for a good training/practice. The goal scored in the last minutes of the Malmo game caused us discomfort. Sergen, Tayfun, Emre, and Tumer's injuries were a handicap on our behalf.")

Sergen’den vazgeçmiyor
Sergen’in çok özel bir oyuncu olduğunu belirten tecrübeli hoca, görüşlerini şöyle açıkladı: “Ona ihtiyacım var ve kendisinden sonuna kadar yararlanmak istiyorum. Herkes Sergen’in maçlarda neden oynatılmadığını söylüyor. Sakat olduğu için idmanlara çıkamıyor ve sadece havuzda egzersiz yapıyor. Real Madrid’de dünya yıldızları ile çalıştım ve kimse ile en ufak bir sorunum olmadı. Burada da ne Sergen ne de başka biriyle en küçük sorunum olur.”
(Bosque sees Sergen as a very experienced player. "I need him and I want to benefit from him. Everyone talks about why Sergen isn't playing in the games. Due to his injury he hasn't been able to come to practice and is only excersizing in the pool. At Real Madrid I worked with world stars and never encountered any problems with anyone. I will not have any problems here with Sergen or with anyone else.")

‘Gol sorunumuz yok’
“Transfer arayışımız sürüyor. Ancak genelde teklif edilen isimler yaşlı. Ben 30 yaşını aşmış birini aldırmam. Kadroyu gençleştirmek lazım. Kısa bir süre sonra gidebilirim, önemli olan Beşiktaş’ın geleceği, bunun için çırpınıyorum. Ahmet Dursun faydalanabileceğim biri, birlikte çalışmak isterim. Gol sorunumuz olduğu görüşüne katılmıyorum. UEFA grubunda en fazla gol atan ekibiz. Fenerbahçe’nin sadece 2 gol gerisinde, Galatasaray’ın 10 gol üstündeyiz.
(We are continuing to look for a transfer but the proposed names are old. I will not accpet anyone who is above the age of 30. We need to make the squad younger. I might leave after a short period of time, BJK's future is important, this is what im thriving for. Ahmet Dursun is someone who I can benefit from, I would like to work together with him. I dont believe that scoring is an issue. In the UEFA group we were highest scoring team. We are only 2 goals behind FB and 10 goals above GS.)
 

·
Registered
Joined
·
1,795 Posts
Just noticed this in this thread (although I saw it before in Fanatik I think).

"OKAN BURUK: Mükemmel... Her antrenörün aradığı komple bir futbolcu. Teknik var, hırs var, mücadele var, arkadaşlık var, terbiye var. Okan için anlat anlat bitmez."


That sums up Okan perfectly! :proud: :happy:
 

·
Registered
Joined
·
4,773 Posts
Discussion Starter #11 (Edited)
BÖYLE TARAFTAR OLAMAZ
Beşiktaş'tayken sizi en çok sevindiren olay ne oldu?
Beşiktaş'a gelmekle gurur duydum. En çok etkileyen ve sevindiren olay taraftar. Ben böyle taraftar görmedim. Hele Gaziantep maçında o muhteşem taraftarın 4-0'dan sonraki koro halinde desteğini anlamadım ama hissettim. Utandım. Futbolculara şunu söyledim. Bu taraftara layık olmalıyız. Bakın maçı 4-3'e getirdik. Ahmed Hassan ve Okan atsa farklı olacak. Birkaç gün önce Inter maçı. Dakika 83 ve 2-0 mağluplar. Tribünlere bakıyorsun tek bir taraftar kalmadı. Ama o Inter kazandı. Beşiktaş taraftarının farkı bu. Bunu da Türkiye'de yaşadım.

THERE CAN'T BE FANS LIKE THIS
Bosque speaks about how amazing the BJK fans are and that he has never seen any fans as such. Bosque stated that instead of understanding he "felt" the fans during the Gaziantepspor game as the fans were chanting "like a choir".
 
1 - 11 of 11 Posts
Top